Ali Koç, Habertürk TV’de önemli açıklamalar yaptı!

0
22

Eylül 2017’de, 1907 Fenerbahçe Derneği’ndeki başkanlık görevinden istifa ederek Fenerbahçe başkan adaylığını açıklayan Ali Koç, 2-3 Haziran’da gerçekleştirilecek tarihi seçim öncesinde Habertürk TV’de Akılda Kalan programında Veyis Ateş’in sorularını yanıtladı. Ali Koç, kendisine hediye edilen bir topla ilgili ilk kez itirafta bulunurken hem Fenerbahçe hem de Türk sporunda bambaşka bir hikaye için yola çıktığını dile getirdi. Aziz Yıldırım’la kopuş sürecini de anlatan Ali Koç, Fenerbahçe’nin içinde bulunduğu düzeni değiştirmek için minimum 6 yıla ihtiyaç olduğunu da vurguladı. Ali Koç, Fenerbahçe’ye vadettiği 4 şeyi açıklarken kulübün kasasına hem kendi cebinden hem de sponsor olarak ciddi bir yardım sağlayacağını da dile getirdi.

Fenerbahçe ‘de 2-3 Haziran’da gerçekleştirilecek olan seçimli Olağan Genel Kurul öncesinde başkan adayı Ali Koç, Habertürk TV’de Veyis Ateş’in sorularını yanıtladı. Ali Koç’un açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Aslında benim ismim neredeyse Kent Koç olacaktı. Doğuma giderken annem kriz geçiriyor, Kent sinemasının önünde beni neredeyse doğuracaktı. Onu yetiştirdiler hastaneye, çok yağmurlu, şimşekli bir hava. Hastane bahçesine de bir şimşek düşmüş. Babam da ‘Yıldırım, şimşek’ karıştırıyor, Ali Yıldırım Şimşek oluyor.”

“BABAM SON DERECE DEMOKRAT BİR İNSANDIR”

“Ben küçükken aileye çok benzemezdim. Ömer abim benle dalga geçerdi, ‘Seni depremde evlatlık edindik’ diye, 1967’de Erzincan depremi vardı… Öyle birbirimize takılırdık. Biz hepimiz belli bir yaşa kadar sarışındık. Anneciğim, babacığım derdik. Babayla hep ‘Siz’li iyidir, anneyle ‘Sen’lidir. Ama ikisi de kendi özelinde birinci sınıf insanlardır. Babam son derece demokrat bir insandır. Dinler, eder ama kendi bildiğini okuduğunda da izin verir. Annem de her yaştan arkadaşımla geçinebilir.””Vehbi Koç uzaktan severdi ama çok severdi. Gözlerinin içi parlardı. Bana da farklı bir bakışı vardı, artık küçük olduğum için mi bilmiyorum. Büyükbabacığım derdik, çok formal bir ilişkiydi.”

“Mustafa ile yedi, Ömer’le beş yaş fark var aramızda. Onlarla takılmak isterlerdim, bana işkence yaparlardı. Kaşlarımı çekerlerdi, üzerimden bisikletle atlarlardı. Ben de sanıyorum oyun böyle oynanır, meğersem işkenceymiş. Işıkları kapatırlardı, biri feneri tutardı diğeri de cımbızla kaşımı çekerdi. Babamın en sevmediği şey şikayettir, bende şikayet olmaz. Derdim olduğunda anneme anlatırdım. Ama abimle olan bu ilişki eğleniyorduk, o zaman öyle oyuncak falan yoktu.”

NASIL FENERBAHÇELİ OLDU?

“Abim Mustafa çok meraklıydı. Bizim evde çalışan Kamer Kaya onu Fenerbahçeli yaptı. Kamer Kaya hala bizimle maça gelir. O zamanlar Kamer’siz gittiğimiz maçlarda sıra beklerdik. Meğersem Kamer, bizim şirkete gelen bütün hediyeleri dağıtırmış, ondanmış.”

“Grup halinde Mustafa halinde giderdik maçlara. Hem Mustafa hem Kamer’le giderdik. Bir yaştan sonra Ali Koçman’la gitmeye başladık, TÜSİAD Başkanı… Şişmanca bir büyüğümüzdü, o yüzden iki bilet alırdı, yarım kontenjanından da ben girerdim maçlara. Kendimi bildim bileli top peşinde koşardım. Mustafa ile her sporu yapardık, top oynardık. Mustafa bilhassa iyi oynardı. Çoraptan top yapardık, gazoz kapağıyla top oynardık. O zamanlar nefret yoktu, böyle şeyler yoktu. Biz arkadaşlığımızı takıma göre seçmezdik. Tabii takılırdık birbirimize ama böyle bir ayrışma yoktu.”

SPORDA AYRIŞMA NASIL BAŞLADI?

“Hakkaniyet anlayışı değişti, sektör çok büyüdü, medya çok değişti. Sansasyonel haberler medyanın işine yaradı. Yöneticilerin söylemleri… Spordaki paydaşların hatası var. Son 15 yılda bir kırılma var. Okullarda böyle bir şey yoktu. Kızım ilkokula başladı, ‘Baba biz Galatasaray’dan nefret mi ediyoruz?’ dedi, iş bu noktaya gelmiş. Ama değiştireceğiz inşallah, seçilince. Biri fitili ateşleyecek, o biz olacağız inşallah. Kendinize yapılmasını istemediğiniz şeyi başkasına yapmayacaksınız, örnek olacaksınız ve o kartopu giderek büyüyecek.”

Yorumlar

Yorumlar